Category Archives: Google

Adsense Pin girmeden hesap doğrulama

Arkadaşlar google’dan en büyük sıkıntı çekilen konu sanırım PIN kodu gelmemesidir.Çoğu web işiyle uğraşan arkadaşlarımız ya bu konuya çözüm olarak ücretli onaylanmış hesap alıyorlar yada aylarca google beklemeye mahküm oluyorlar.İşte bu noktada size faydam olabileceğini düşündüğüm birşeyi paylaşmak istiyorum.Aslında hesap doğrulamak büyütülecek bir mesele değil.

Öncelikle aşağıdaki bağlantıya girelim ;

https://www.google.com/adsense/support/bin/request.py?hl=tr&contact_type=id_verification&rd=3

bu kısımda karşımıza çıkan bilgileri kendi hesabınıza göre doldurun ve Ek gönder kısmına o hesabın sizin olduğunu ıspatlayacak bir belge ekleyin.Bu belgeler kimlik,fatura vs. olabilir.Daha sonra kısa sürede hesabınız onaylanacaktır.

07.11.2011 Kasım Pagerank Güncellemesi Yapıldı

Çoğu webmaster arkadaşın sabırsızlıkla beklediği günlerden birisi daha bu gün sonlandı.2011 yılı 11. ay pagerank güncelemesi oldu.İnşalah bu konuda çalışmalar yapmış olan arkadaşlarımızın emeklerinde başarılı olmuşlardır.HErkese bol prler diliyor yazımı sonlandırıyorum. :)

Google Telefon Nexus One

Sadece 12 yıllık geçmişi olmasına rağmen dünyanın en değerli markası unvanını kimselere kaptırmayan Google, son on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yıl boyunca da en çok konuşulan teknoloji şirketi olacak gibi görünüyor. Pek çok kullanıcı için internete çıkış kapısı olan Google, sınırları olmayan internet dünyasında kullanıcıları doğru adrese götüren en büyük ulaşım aracı. Sunduğu hizmetler, sağladığı yazılımlar ve yenilikçi yaklaşımlarıyla farklı olmayı ve popüler kültürün önemli bir parçası olarak vazgeçilmezlerimiz arasına girmeyi başaran Google, akıllı telefon pazarında dengeleri değiştirmeye geliyor.

Akıllı telefonlar için Android platformunu geliştiren, Chrome ile tarayıcı pazarına adım atan ve Chrome OS ile Linux tabanlı açık kaynak işletim sistemi hazırlıklarını sürdüren Google, beklendiği üzere kendi yazılımları için donanım sağlamaya da başlıyor. Google hakkında özellikle son birkaç aydır akıllı telefon pazarına gireceği, Chrome OS işletim sistemi için kendi netbook bilgisayarını hazırlayacağı hatta bugünlerde sık sık Apple ile gündeme gelen tablet bilgisayar segmenti için Tayvan merkezli akıllı telefon üreticisi HTC ile birlikte uzunca bir süredir hazırlık içerisinde oluğu gibi çok sayıda iddia kulaktan kulağa dolaşıyordu.

Son iki iddianın ne derece olduğunu zamanla göreceğiz ancak bir süre önce kesinlik kazanan ve resmi lansman tarihi merakla beklenen Google’ın ilk telefonu, yapılan resmi açıklamayla tanıtıldı. Nexus One isimli akıllı telefon, süper telefonların en yeni ve gelişmiş temsilcisi olarak lanse ediliyor. Akıllı telefon pazarında değişim sürecini başlatan ve dokunmatik ekranlı telefonların yaygınlaşmasına öncelik eden Apple iPhone kadar başarılı olur mu sorusuna şu an için yanıt vermek zor olsa da, arkasında Google gibi internet teknolojilerinde dünya devi bir isim olunca, neden olmasın diye düşünmeden de edemiyoruz.

Ultra-yetenekli ve Web odaklı telefon olarak tanımlanan Google Nexus One, hem yazılım hem de donanım tarafındaki güçlü özellikleriyle sınıfının öne çıkan modellerinden. Genel görünümü ve tasarım özellikleri, Google’dan beklendiği kadar farklı veya renkli olmasa da yüksek kullanım verimliliğinin, Nexus One için öncelikli geliştirme kriterlerinden birisi olduğu belirtiliyor. Windows Mobile tabanlı akıllı telefon üretiminde dünyanın en büyüğü olan ve son dönemde Hero gibi Android tabanlı modelleriyle sık sık gündeme gelen HTC firmasıyla yakın ilişki içerisinde geliştirilen Nexus One’ın üretimini de HTC üstleniyor.

Tanıtım toplantısının yapılması ve Nexus One’ın lanse edilmesiyle birlikte gündeme gelen ilk soru şu oldu; Nexus One popülerlik konusunda iPhone’u tahtından indirebilecek mi ? Bu soruya sağlıklı bir yanıt verebilmek için Nexus One’ı genel ve teknik özellikleriyle yakından tanımakta, kullandığı yazılım platformunu masaya yatırmakta fayda görüyoruz. 119 x 59.8 x 11.5 mm boyutlarında ve 130 gram ağırlığındaki Nexus One, aynı segmentteki rakip çözümler gibi küçük veya hafif bir telefon değil ancak unutmamak gerekiyor o bir mobil iletişim cihazı ve bir telefondan çok daha fazlasını sunuyor.

Nexus One (N1) adından da anlaşılacağı üzere Google’ın akıllı telefon pazarındaki ilk modeli ve görünen o ki serinin devamı da gelecek. Ancak Nexus One firmanın ilk modeli olmasına karşın, şu an pazardaki en güçlü mobil donanım platformunu kullanıyor. 1GHz işlemcili Qualcomm Snapdragon çipsetinden güç alan telefon, bu açıdan HTC HD2 ile benzerlikler gösterirken, iPhone’u rakip olarak kabul etmiyor çünkü bilindiği üzere en hızlı iPhone olarak Haziran ayında lanse edilen iPhone 3Gs, 833MHz’de çalışmak için tasarlanan ancak pil süresi ve ısı gibi konular göz önüne alınarak 600MHz’e düşürülen Samsung işlemci kullanıyor.

Google Nexus One, ekran boyutuyla da iPhone’a fark atmayı başarıyor çünkü 3.5-inç boyutunda ve 480 x 320 piksel çözünürlüğünde ekrana sahip olan iPhone 3Gs’in aksine Google Nexus One, 800 x 480 çözünürlüğünü destekleyen 3.7-inç boyutunda AMOLED ekranla geliyor. Her ne kadar Toshiba TG-01 ve HTC HD2 gibi daha büyük ekranlı modeller olsa bile onların Windows Mobile tabanlı çözümler olduğu düşünüldüğünde Nexus One, Android dünyasının ekran boyutu en büyük modellerinden birisi olmayı başarıyor. Android dünyası demişken tahmin edebileceğiniz üzere Nexus One, Android platformunu kullanıyor.

Bilindiği gibi Android, Google öncülüğünde geliştirilen açık kaynaklı mobil yazılım platformu. Şu an için pazar payı iPhone OS, Windows Mobile ve Symbian ile rekabet edebilecek düzeyde olmasa bile bazı araştırmalar, Android platformunun hızlı bir yükseliş içerisinde olduğunu ve önümüzdeki birkaç yıl içerisinde akıllı telefon pazarının en popüler yazılım platformu olacağını öngörüyor. Bu iddianın en büyük dayanakları ise açık kaynaklı ve bağımsız bir yazılım platformu olarak Android’in dileyen her üreticinin kullanımına açık olması ve Linux tabanlı yapısıyla yüksek sistem gereksinimine ihtiyaç duymaması.

Nexus One, Android işletim sisteminin en yeni versiyonu olan 2.1 sürümüyle geliyor. Gelişmiş Facebook ve Google Maps uyumluluğuna sahip olan Android 2.1 aynı zamanda daha önceki sürümler için hazırlanan uygulamalarla da sorunsuzca çalışabiliyor. Konum belirleme yetenekleri açısından en gelişmiş telefonlardan birisi olacak Nexus One, Google Maps tabanlı navigasyon desteği sunacak. Farklı uygulamalara hızlı erişim ve kısa yol ataması için beş farklı ana ekrana sahip olan Nexus One aynı zamanda canlı duvar kağıtları, 3D çerçeve ve hava durumu gibi entegre uygulamaları da bünyesinde barındırıyor.

Uygulamalar için 512MB RAM ve 512MB flash bellekle donatılan Nexus One, 4GB’lık MicroSD kartla sunulurken daha yüksek depolama alanı için için 32GB’a kart desteği de sunuluyor. 5MP çözünürlüğündeki, otofokus ve LED destekli kamerasıyla yüksek kalitede görüntü kaydı vaad eden Nexus One ile çekilen görüntüler, karşıtlık değeri 100,000:1, tipik tepki süresi ise 1ms olarak açıklanan AMOLED ekranında canlı bir şekilde görüntülenebilecek. Nexus One ayrıca 2x dijital yakınlaştırma yapabilen kamerasıyla çekilecek görüntülere, AGPS alıcısıyla konum bilgisi de ekleyebiliyor.

720×480 piksel çözünürlüğünde, ortam ışık durumuna göre 20 kare/saniye veya üstü değerlerde video kaydı yapabilen Nexus One, AGPS desteği ile konum belirleyici olarak kullanılabiliyor. Baz istasyonu veya WiFi bağlantı noktalarından pozisyonlama yapabilen Nexus One, entegre akselometre ve dijital pusula gibi özellikleri de beraberinde getiriyor. Kablosuz internet erişimi için 3G, WiFi (802.11n) ve Bluetooth 2.1 gibi özelliklerle donatılan telefon GSM/EDGE (850, 900, 1800, 1900 MHz), HSDPA 7.2Mbps, HSUPA 2Mbps ve UMTS 1/4/8 gibi hücresel ağlarla çalışabiliyor.

Donanımsal 3D alt yapısı ile gelişmiş grafik özelliklerine sahip olan Nexus One, Google Earth uygulamasının yeni bir mobil sürümüyle geliyor ve 3D uçuş moduna destek sunuyor. Bu mod ile tüm dünyayı 3D olarak gezebilmek üstelik bunu Nexus One’ın 3.7-inç boyutundaki ekranında yapabilmek mümkün. Google Nexus One için altı çizilen en önemli özelliklerden birisi de speech-to-text yeteneği. Sesli girdilerinizi otomatik olarak metne çevirebilen Nexus One ile örneği yazmak istediğiniz bir e-postayı seslendirmeniz yeterli olacaktır çünkü yazıya dökme ve onu mesaj haline getirme görevini sizin yerinize Nexus One üstlenebiliyor.

Tek butonla Youtube’a video gönderebilen Nexus One, arka tarafındaki ikinci mikrofon sayesinde, görüşme esnasında aktif gürültü önleme desteği de sunuyor. JPEG, GIF, PNG ve BMP gibi resim, H.263, MPEG-4 SP, ve H.264 AVC gibi video dosyalarını oynatabilen telefon, piyasadaki hemen hemen tüm ses formatlarını da çalabiliyor. 3.5mm kulaklık girişine sahip olan Nexus One, yakınlık ve ışık sensörleriyle gelişmiş kullanım deneyimi vaat ediyor. Türkçe’nin bulunmadığı 11 farklı dil seçeneğine sahip Nexus One, fiziksel bağlantıları ise Micro-USB portu üzerinden gerçekleştiriyor.

Dokunmatik olarak kontrol edilen kapasitif ekranına ek olarak üzerindeki kaydırma topuyla kullanım kolaylığı sunan Nexus One, ihtiyaç duyduğu gücü çıkartılabilir yapıdaki 1400 mAH kapasiteli pilden alıyor. 2G üzerinden 10, 3G üzerinden 7 saate kadar konuşma ve 2G üzerinde 290, 3G üzerindense 250 saate kadar bekleme süresi sunan Nexus One, 3G üzerinden 5, WiFi aracılığıyla ise 6.5 saate kadar internet deneyimi yaşatabiliyor. Büyük ekranıyla aynı zamanda medya oynatıcısı olarak ta kullanılabilen Nexus One, 7 saate kadar video, 20 saate kadar da müzik keyfi sunabiliyor.

Peki Nexus One hangi fiyat seviyesinden satılacak ? Kontratlı ve kontratsız olmak üzere farklı satış seçenekleriyle lanse edilen Nexus One, Google üzerinden 529$’a alınabilecek. Öte yandan Nexus One, 179$’lık ilk ödeme ve her ay için 79.99$ olmak üzere T-Mobile tarafından iki yıllık sözleşmeyle de sunuluyor. Verizon ve Vodafone tarafından da sağlanacak telefon için kontratsız satışın ilk etapta Amerika, İngiltere, Hong Kong, ve Singapur için planlandığı ancak ülke sayısının arttırılacğı belirtildi. Nexus One ülkemize gelir mi bilinmez ama mevcut tabloya göre getirmesi en güçlü aday Vodafone gibi görünüyor.

Kaynak : donanımhaber

Google’la İlgili Temel Bilgiler

Bilgisayarınızın karşısına geçip bir Google araması yaptığınızda, neredeyse anında tüm web üzerindeki sonuçların bir listesi sunulur. Google, sorgunuzla eşleşen web sayfalarını nasıl bulur ve arama sonuçlarının sırasını nasıl belirler?

En basit şekliyle, web’de arama yapmayı önünüzdeki kalın bir kitabın neyin nerede olduğunu söyleyen olağanüstü bir dizin içermesine benzetebilirsiniz. Siz bir Google araması yaptığınızda, programlarımız size döndüreceğimiz (“sunacağımız”) en alakalı arama sonuçlarını belirlemek için diziminizde arama yapar.

Kullanıcılarımıza arama sonuçlarını sunarken gerçekleştirilen üç önemli işlem vardır:

Tarama: Google sitenizden haberdar mı? Sitenizi bulabilir miyiz? Daha fazla bilgi…
Dizine ekleme: Google, sitenizi dizine ekleyebilir mi? Daha fazla bilgi…
Sunma: Site, kullanıcının aramasıyla alakalı faydalı bir içerik barındırıyor mu? Daha fazla bilgi…
Tarama

Tarama, Googlebot’un Google dizinine eklenecek yeni ve güncel sayfaları bulmasını sağlayan işlemdir.

Web’deki milyarlarca sayfayı bulup getirmek (veya “taramak”) için sayısız bilgisayardan yararlanırız. Getirme işlemini yapan programın adı Googlebot’tur (robot, bot veya örümcek olarak da bilinir). Googlebot algoritmik bir işlem kullanır: hangi sitelerin ne sıklıkta taranacağı ve her siteden kaç sayfa alınacağı bilgisayar programları tarafından belirlenir.

Google’ın tarama işlemi, önceki tarama işlemlerinde oluşturulan web sayfası URL’lerinin listesiyle başlar ve web yöneticileri tarafından sağlanan Site Haritası verileriyle artar. Googlebot, bu web sitelerini ziyaret ettiğinde her sayfadaki bağlantıları tespit eder ve bunları taranacak sayfalar listesine ekler. Yeni siteler, mevcut sitelerdeki değişiklikler ve geçersiz bağlantılar belirlenerek Google dizinini güncellemek için kullanılır.

Google ücret karşılığında herhangi bir siteyi daha sık taramaz. Çalışmalarımızda arama konusunu gelir getiren AdWords hizmetimizden ayrı tutarız.

Dizine ekleme

Googlebot, gördüğü kelimelerin tümünü ve bu kelimelerin sayfalardaki konumlarını içeren geniş bir dizin oluşturabilmek için taradığı sayfaların her birini işler. Ayrıca, Title etiketleri ve ALT öznitelikleri gibi önemli içerik etiketlerinde ve özniteliklerde bulunan bilgileri işleriz. Googlebot, hepsini olmasa da pek çok içerik türünü işleyebilir. Örneğin, bazı zengin medya dosyalarının veya dinamik sayfaların içeriğini işleyemeyiz.

Sonuçların sunumu

Kullanıcı bir sorgu girdiği zaman, makinelerimiz dizinde eşleşen sayfa olup olmadığını anlamak için arama yapar ve kullanıcıyla en alakalı olduğunu düşündüğümüz sonuçları döndürür. Alaka düzeyi, 200’ü aşkın etmenle belirlenir ve bu etmenlerden biri de sayfaların PageRank değeridir. PageRank, bir sayfanın, diğer sayfalardan gelen bağlantılara göre belirlenen önem derecesidir. Daha açık belirtmek gerekirse, diğer sitelerden sitenizdeki bir sayfaya götüren bağlantıların tümü sitenizin PageRank değerini artırır. Tüm bağlantılar birbirine eşit değildir: Google, spam bağlantılarını ve arama sonuçlarını olumsuz yönde etkileyen diğer uygulamaları tespit ederek kullanıcılara daha iyi bir deneyim yaşatmak için yoğun çaba harcamaktadır. En iyi bağlantı türleri, içeriğinizin kalitesine bağlı olarak verilen bağlantılardır.

Sitenizin arama sonuçları sayfalarında iyi bir sıralama elde etmesi için Google’ın sitenizi doğru bir şekilde tarayıp dizine ekleyebilmesi çok önemlidir. Web Yöneticisi Kurallarımız, sık karşılaşılan bazı hatalara düşmeden sitenizin sıralamasını yükseltmenize yardımcı olabilecek bazı en iyi uygulamaları içermektedir.

Google’ın Alakalı Aramalar, Bunu mu demek istediniz? ve Google Otomatik Tamamlama özellikleri, alakalı terimleri, yaygın yazım yanlışlarını ve popüler sorguları görüntüleyerek kullanıcıların zaman kazanmasına yardımcı olmak için tasarlanmıştır. google.com.tr arama sonuçlarımız gibi, bu özelliklerle kullanılan anahtar kelimeler de otomatik olarak web tarayıcılarımız ve arama algoritmalarımız tarafından oluşturulur. Bu tahminleri yalnızca kullanıcının zaman kazanabileceğini düşündüğümüzde görüntüleriz. Bir site bir anahtar kelime ile ilgili iyi bir sıralama elde ederse, bunun nedeni site içeriğinin, kullanıcının sorgusuyla daha alakalı olduğunu algoritma kullanarak olarak belirlemiş olmamızdır.

Sitemaps Ping Google, Yahoo, Ask.com

Google, Yahoo, Ask.com robotlarının sizi bulmasını beklemeyin.Sitenizde kendinize bir sitemap oluşturduysanız bunu pingleterek site hatitanızda yer alan URL lerin daha çabuk index almasına yardımcı olabilirsiniz.Sitemap’ı nasıl pingleteceğiz.

Ask.com: http://submissions.ask.com/ping?sitemap=http%3A//www.domain.com/sitemap.xml

Google: http://www.google.com/webmasters/sitemaps/ping?sitemap=http:%3A//www.domain.com/sitemap.xml

Yahoo: http://search.yahooapis.com/SiteExplorerService/V1/updateNotification?appid=YahooDemo&url=http://www.domain.com/sitemap.xml

Yukarıda domain.com yazan yere kendi site adresini ve sonundaki sitemap.xml kısımına kendi sitemap adresinizi yazarak sitemaps ınızı pingletebilirsiniz

Google Filtre Nedir ?

Google Filtre Nedir ?

Google sandbox yeni sitelerin yerleştirildiği iddia edilen bir filtredir. bunun sonucu site en önemli keyword (anahtar sözcük) ve keyword tümcelerine karşılık iyi ranking (sıra) alamaz. sitenin kaliteli içeriğe, bol gelen linke ve güçlü google pagerank değerine sahip olmasına rağmen site bunun aksine sandbox etkisinde kalır. sandbox siteler için fiili bir deneme süresi şeklinde rol oynar. bunun muhtemel amacı spam sitelerin çabucak yükselmesini engellemek, onları cezalandırmak ve süreci bu şekilde devam ettirmektir.

Google sandbox teorisini bir cümleyle nasıl açıklarsınız?
google sandbox etkisi yeni sitelerin bir deneme sürecine alınmasına benzetilebilir, böylece sitenin gelen linklerin ve içeriğinin tam hakkı verilmeden site arama sonuçlarında beklenenden daha düşük seviyelerde yer alır.

Google neden sandbox diye bir şey başlattı?

Google’ın sandbox diye yeni bir site filtresi başlatmasının arkasında yatan asıl neden, birçok sayıda satın alınmış linke sahip olan ve açıldığı tarihten itibaren yüksek sıralarda yer alan spam sitelerini durdurmaktır. google başlangıç itibariyle bir sitenin yüksek sayıda link almasına oldukça şüpheli bakar, ve bu linklerin doğal olmadığı hesaba katar. diğer bir olasılık ise spam sitelerinin arama sonuçlarında yüksek sıralarda çıkmak için çeşitli taktikler uygulamaları ve yüksek sayıda satış yapmaları sonucunda google’ın hizmet anlaşma koşullarına ters düşerek bu siteler banlanır; ve aynı süreci sürekli olarak tekrar ederler. bunun sonucunda, yeni siteler genelde google sandbox denen bir çeşit deneme sürecine alınırlar.

Herkes google sandbox varlığını kabul ediyor mu?
herkes google sandbox etkisinin iddia edilen google filtrelerinden ayrı biri olduğunu düşünmüyor. şuna dikkatinizi çekmek isterim ki arama motoru optimizasyonu ile ilgililenen bazı kişiler google’ın aramalar için filtreleme sistemi kullandığına dahi inanmamaktadır. şüpheciler bu fenomenin çoktan varolan google algoritma hesaplamalarının sadece bir yansıması olduğuna, ve sandbox etkisininin bir ilüzyon olduğuna inanmaktadır. şuna da dikkat edin ki google bütün bunlara sahip, ama yakın zamanda sandbox filtresinin varlığını da kabul etti.

Google sandbox filtresi ilk ne zaman ortaya çıktı?
websitesi sahipleri ve arama motoru optimizasyon profesyonelleri google sandbox etkisini, gerçek ya da hayali, 2004 yılının mart ayında fark etmeye başladılar. o tarihten sonra açılan websitelerinin internette yayında kaldıkları ilk birkaç ay içinde yüksek arama sonucu sırlarında yer almadıkları fark edildi. İyi google pagerank değerleri, güçlü gelen link sayıları ve genelde iyi optimizasyona sahip olan sitelerin tam aksine kötü sıralarda yer aldığı gözlemlendi.

Ne tür siteler sandbox’a yerleştirilir?
her türde sitenin sandbox’a yerleştirilebileceği gibi, bu problem genelde rekabet oranı yüksek keywordler için yüksek arama sonucu sıralamalarını arayan yeni sitelerde ortaya çıkmaktadır örneğin google reklamlarında sıkça rastladığımız uzaya giden ikinci insan kimdir, pusulayı kim icat etti gibi keywordler sık kullanılmaktadır. Sandbox’taki her bir siteye ayrı bir süre verilmektedir, ama bu şekilde yüksek rekabet yaşanan keywordlerde iyi arama sonucu hedefleyen siteler için bu sürenin muhtemelen daha uzun olmaktadır.

Benim sitem hiç sandbox içinde bulunmadı. neden?
sitenizin sandbox içinde bulunmamasının birkaç nedeni olabilir. eğer siteniz 2004 yılının mart ayında fark edilmeye başlanan sandbox etkisinden önce açılmış ise muhtemelen bu problemden kurtulmuşsunuz demektir. rekabet yaşanmayan keywordlere sahip siteler için sandbox filtresini fazla bir anlamı olmadığı için bu tarz siteler sandbox dışında kalabilir. şunu aklınızda tutun ki her ne şekilde olursa olsun rekabeti az olan keyworlerdeki sitelerde sandbox içine alınır ancak burada kaldıkları süre o kadar kısadır ki farkına varılmayabilir. eğer sandbox filtresi ile aynı zamana denk gelen bir domaine sahip iseniz sizin siteniz bu deneme sürecinde filtreye dahil edilmemiş olabilir.

Bir site sandabox’da ne kadar süre kalır?
sandbox’da kalma süreleri üç ile dört ay normal bekleme süresi olmakla beraber bir aydan altı aya değişim göstermektedir,. daha az rekabet yaşanan aramalar için daha kısa sürelerde beklemeler yaşanmasıyla beraber hiper-rekabet yaşanan kelimeler için bu süre genelde altı ay olmaktadır. çoğu arama keywordleri için en sık raslanan bekleme süresi üç aydır.

Sandbox’da değişim gösteren bekleme süreleri var mıdır?
sandbox’da bekleme yüksek şekilde değişkenlik gösterir. keyword için ne kadar çok rekabet gösteriliyorsa sandbox içinde kalma süresi de o kadar fazladır. filtre zamanla yavaş yavaş etkisini azaltacak ve yaklaşık üç ay içerisinde moral bozan etkisinin çoğu kaybolacaktır. tabii ki en fazla rekabet yaşanan kelimelerde etki altı ay boyunca tüm gücüyle kendini gösterecektir.

Sandbox içinde olduğumu nerden bileceğim?

sandbox etkinliğinin kanıtı genelde iyi google pagerank değerine ve gelen linklere, ve bazı ikincil arama tümcelerinde güçlü arama sonucu sıralamalarına sahip olan sitelerin en önemli aramalarda ortalıklarda gözükmemesidir. bu tarz koşullarda site muhtemelen sandbox’a atılmıştır.

Bunun sandbox etkisi olup bir google cezası omadığını nerden bileceğim?
eğer bir site bir google cezası yüzünden ziyaretçi alamıyor ise, daha az önemli aramalarda dahi google arama sonucu sayfalarında çıkmaz. ayrıca site hiç pagerank değeri göstermez ve hatta google toolbar’da sade gri bir bar gözükür.

daha az önemli bazı kelimelerde hala iyi sıralarda yer alıyorum. neden?
sandbox’da bulunmanın en önemli karakteristliklerinden biri ve gerçekten en önemli işareti, daha az önemli kelimeler için yüksek sıralarda alınan arama sonuçlarının devam etmesidir. İddia edilen sandbox filtresi daha çok yüksek rekabet yaşanan kelimeler için kaygı duymaktadır ki bu kelimeler için spam sitelerin açılması, para karşılığında doğal olmayan linklerin satın alınması ve bunların dışında da hile yapılma olasılığı daha yüksektir. bunların dışındaki rekabet yaşanmayan kelimlerde bu gibi durumlarla karşılaşılması çok uzaktır ve bunun sonucu o siteler genelde sandbox filtresi dışında bırakılır.

Eğer google adwords veya google adsense programlarına katılırsam, bu benim sandbox içine konmamı engeller mi?
google adwords ve google adsense gibi programlara katılmanız sitenizin sandbox içerisinde geçireceği süreyi etkilemez. bununla birlikte bahsedilen programlar siteniz sandbox’ın derinliklerinde beklerken daha fazla trafiğe ihtiyaç duyar. çeşitli google reklam programlarına katılmanız, inandığınız efsanelere rağmen, ne sitenizi sandbox dışında tutar ne de sandbox’da geçireceği süreyi kısaltır.

Sandbox benzeri rol oynayan başka google filtreleri de var mı?
yeni alınan gelen linklerin etkisini gölgede bırakan filtre (dampening filter) genelde sandbox ile karıştırılır. çoğu arama motoru optimizasyon uzmanı yeni gelen linklere hemen tüm kredi verilmediğine inanır. bu şekilde google pagerank ve link popülerliğinin aşamalı olarak etkilenmesindeki amaç, link satın alımı yapanların ve google arama sonucu sıralamasında sitenin iyi bir yeralmasını sağlayan çeşitli link şemaları oluşturanların cesaretini kırmaktır.

Eğer websitem sandbox’a takılıp kalırsa, nasıl dışarı çıkartırım?
sandbox’tan kurtulman için tek gereken zamandır. en önemli keywordlerinin rekabet düzeyine göre bu zaman bir aydan altı aya kadar değişkenlik gösterir, ki üç aydan dört aya kadar olan süreler normal süre zarfı olarak kabul edilmektedir. bu esnada sitenizi geliştirmeye devam edin ve sandbox süresi sona erince hızlı bir şekilde yükselişe geçin.

Sitem sandbox’ta gömülü iken ne yapmam gerekli?
siteniz sandbox’ın içindeyken keyword bakımından zengin taze içerik eklemenin ve yeni gelen linkler sağlamanın ideal zamanıdır. gelen linkler eklemek ile etkisini göstermekte olan olası bir link filtresinden (dampening link filter) kaçınacağınız temin edilir. siteniz sandbox’ın derinliklerinden kurtulduğu zaman bu linkler yeterince yıllanmış ve tüm pagerank ve link popülerlik değerlerini göstermeye hazır bir halde olacakalardır.

Sandbox’ta iken siteme içerik eklemeye devam etmeli miyim?
siteniz sandbox içerisinde iken konunuz ile alakalı içerik eklemenin ideal zamanıdır. daha fazla keyword bakımından zengin içerik eklemeye konsantre olun ve sayfa içi ve sayfa dışı faktörlerin varlığını unutmayın. sayfa içi olarak başlık (title) taglarınızın en önemli keywordleriniz içerdiğinden emin olun. bir site haritası ekleyin ve tüm sayfalarınızın linklerinin birbirlerine o sayfanın keywordlerini barındıran link metinleri kullanan linklerle bağlı olduğuna emin olun. sayfa dışı olan link metinlerinin de linki alan sayfanın keywordlerini içerdiğinden emin olun. sandbox’ta iken müsait olan site geliştirme zamanınızı boşa harcamayın. filtre kaldırıldığı zaman geliştirilmiş olan siteniz arama sonucu sıralamalarında hak ettiği yüksek seviyelere ulaşacaktır.

Websiteme yeni linkler almaya devam edeyim mi?
sandbox süreci sitenize link eklemek için ideal bir zamandır. yeni eklenen linklerin etkisini direk göstermemesini sağlayan bir filtrenin de varolduğu iddia edildiği için sandbox sürecinde yeni linkler eklemek bu iki filtrenin de bir kerede atlatılmasını sağlar. eğer iddia edildiği gibi yeni eklenen linklerin etkisi filtre tarafından gölgeleniyorsa bu linkler etkilerini tam olarak sitenin sandbox’tan çıktığı zaman gösterecektir. gelen linklerin metin kısımlarında güçlü keywordlerinizin bulunduğundan emin olun ve farklı farklı keyword kombinasyonları ile linklerinizi çeşitlendirin.

Sandbox’tan daha hızlı çıkmanın bir yolu var mı?
sitenizi sandbox’tan sadece zaman kurtarabilir. sandboxta bekleme süresi keyword tümceleriniz rekabetliliğine göre değişiklik gösterir. sandbox’tan çıktıktan sonra çabuk bir şekilde arama sonucu sayfalarında en üst seviyelere çıkmanın yolları olduğu söylenmektedir. güçlü link metinleri (anchor text) ile güçlü gelen linklerin eklenmesi ve keyword bakımından zengin içeriğin eklenmesi sitenizi sandbox’tan çıkınca en yüksek seviyelere tırmandıracaktır. bu etkinin sandbox deneme sürecinin sonunda kendini göstereceğine dikkat edin.

Sitem sandbox’tan çıktı ancak arama sonucu sıralamaları hâlâ düşük. bu normal mi?

sıralamalarınızın düşük olmasının birden fazla nedeni olabilir. sandbox süreci sonunda ayakta kalabilen siteniz en önemli keywordleriniz için uzun bir zaman boyunca sıralamalarda değildi. güçlü arama sonucu sıralamaları elde etmeniz için önünüzde uzun bir tırmanış ve yapacak çok şey var. sitenizin sandbox’tan kurtulması ile muhtemelen gelen link, keyword bakımından güçlü link metinleri ve içerik sıkıntısı çekmektedir. neyse ki bunların hepsi çözülebilir problemler ve siteniz arama sonucu sayfalarında yükselişine devam edebilir.

Sandbox’tan çıktıktan sonra belirli bir arama sıralaması için tırmanış ne kadar sürer?
bunun bir çok değişken hesaba katıldığı için belirli bir nicelik söylemek çok zor. eğer siteniz ile alakalı sitelerden keywordlerinizin geçtiği metinlere sahip linkler alıyor iseniz, sizin yükselişiniz link almaya devam etmeyen başka birisininkinden daha hızlı olacaktır. bununla beraber sabit bir şekilde keyword bakımından zengin içerik eklemeniz sitenizin aramalarda yükselmesine yardımcı olacaktır. tabii ki ne kadar çok rekabet yaşanan keywordler için yarışıyorsanız tırmanışınız o kadar uzun ve zahmetli olacaktır.

Sandbox’a yerleştirilmekten en başta nasıl kaçınırım?
tam manasıyla kullanıma hazır bir siteyi satın alıp yayınlayarak sandbox’a girmekten bir derece kurtulursunuz. böylelikle site bir süre daha düşük sıralamalara tahammül edecek ancak sandbox’ta süresinin dolduğuna dair tıkırtılar duyulmaya başlıyacaktır. yeni eklenen linklerin etkisini yok eden filtreleri geçmek için olabilidiğince link almaya çalışın. sitenize içerik eklemeye devam edin. sitenizin internetteki ortaya çıkış sürecinizi hızlandıracak bir başka şey ise varolan bir domaini satın alma fikri dikkate alınmalıdır. eğer siteniz için gerçekten zaman ayırabilirseniz sandbox’ta kalma sürecini azaltabilirsiniz. uygun zaman yönetimi ile siteniz sandbox’tan tamamen kurtulabilir.

Ads aren’t all about Adsense you know

One of the appeals of blogging, is that it gives you the chance to make money while telling the world of your genius, or the great product or feature that you write about on your blog. You probably have at least heard about Google Adsense, but there are other types of advertising with different companies other than Google that you may want to consider.

So let’s take a look at the most popular advertising companies, starting with the trusted Google Adsense.

Google Adsense is the biggest ad company of its kind on the web. It has more companies to chose from when placing its ads. You may feel the phrase “placing the ads”, is a little strange, but that in reality as what it does. You tell Adsense where you want the ads, and what kind of ads you want on your site, and then Google places the ads on your website. So you never have to actually carry out any maintenance to the site other than putting the Adsense code on it in the first place.

There are additional options to chose from, such as having content related ads on the site, so if your blog is about skiing for example, then those kind of ads pull through. You can also eliminate certain niches. So if you do not want certain products advertised on the site, then you do not have to have them.

Traditionally, financial ads get the most click throughs: Debt consolidation, mortgages, credit cards, insurance, and so no and fourth. The trick with Adsense is experimentation. As you probably know, Adsense is a pay per click advertising company. So the more clicks, the more money you receive.

Clickbank, on the other hand, works from sales revenue. They normally sell e-books and other digital products, and for every sale that is generated from your website, you earn a percentage from it. Sometimes this can be as high as 75%, which obviously means you can make money using Clickbank, and potentially more money than with Google Adsense.

Commission Junction and Linkshare are two companies which promote affiliate advertising on your blog. This is where companies place a link to their sites, and pay you per click. As both Commission Junction and Linkshare, have some very well renowned brands on their books: Apple, Walmart, HP, Weight Watchers, HP, and so on and so fourth, there is not only a strong possibility of a click, but your website is affiliated to an established brand, which does your reputation no harm at all.

There is plenty of testing involved however, to find the right kind of products or ads to promote, but once you have nailed it, then this can be a very lucrative way to make money from your blog.

If you are planning to go for this route, then it is a good idea to sign up to both Linkshare and Commission Junction, to maximise your revenue potential.

Amazon Associates and eBay Partner Networks (EPN)

This is where the two companies sell products from the sites on your blog. As you know these sites offer two of the biggest market places on the web, and as the ads you can create are fully customizable, so choosing the right product or ad for your blog is relatively straight forward.

It can also happen pretty fast too. In about an hour, you can setup an estore from Amazon, and have it stocked with products related from your blog.

Both Amazon and eBay are quite selective about which sites get accepted to the program, so there is a possibility you could be turned down. However, should you chose to try this method of advertising and you are accepted, it is possible to make a fair amount of money.

When choosing an ad company, be careful to read very carefully any stipulations the ad company makes about using their ads, and remember, it is not all about Adsense you know.

Powered by WordPress